Kadınlar Neden Ağlar?

Ağlamak insanların, yaşananlara verilen insani bir tepkidir. Kadın yapısı gereği bir erkeğe göre sıklıkla ve kolaylıkla ağlayarak tepki verebilmektedir. Duygu yoğunluğu ağlama eyleminde etkilidir. Mutsuzluk ve üzücü olaylar karşısında ağlayan kadınların mutluluk verici olaylarda da sevinç gözyaşları döktükleri görülmektedir. İnsani bir eylem olan ağlama tavrının erkeklerden ziyade kadınlar da daha sık görülmesinin pek çok psikolojik veya fizyolojik sebepleri olabilir.

  • Kadınların Farklılık Gösteren Özellikleri

Anne olmak başlı başına kadını farklılaştıran bir sebeptir. Fiziksel ve psikolojik olarak da, çocukluk çağlarından itibaren evcilik oyunlarında bile annelik özelliklerini sergileyen kadınların, bu hassas durumları gerçektir. Hassas, narin yapısı ve ayrıntılı düşünme özelliği sebebiyle kadınların ağlamak için pek çok sebep bulmaları da doğal karşılanmaktadır. Kadınlar kolay incinebilmektedir. Yaşamsal birikimleri, yaşam koşulları, yaşadığı olaylar, mutlu olup olmadığı gibi nedenler kadınların ağlamasına sebep olabilir. Esasen kadınların erkeklere oranla duygu ve düşüncelerini sözel olarak daha rahat ve daha sık ifade edebildikleri bilinmektedir.

Hormonal açıdan da farklılık gösteren kadınların ağlama sıklıklarının hormon düzenlerindeki değişiklikten de etkilendiği görülmektedir. Özellikle hamilelik sürecinde, artan ağlama nöbetlerinin temel sebebi olan hormonların, duygular üzerindeki etkisi ağlamayı tetiklemektedir.

  • Ağlamak Kadınlara Özgü bir Eylem midir?

Toplumumuzda kemikleşmiş “Erkekler ağlamaz.” yargısı sebebi ile aslında ağlamanın kadına özgü bir davranış olduğu algısı zihinlerde yer etmiştir. Daha çocukluktan itibaren, erkek çocuklara erkeklerin ağlamaması gerektiği öğretilir. Ağlamanın aslında psikolojik açıdan rahatlatıcı bir eylem olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, erkeklerin bu rahatlamadan çoğunlukla mahrum kaldığı düşünülebilir. Genellikle üzüntüsünü belli etmeyen ve güçlü durmaya çalışan erkekler açısından, bu algının ivedilikle değişmesi gerekmektedir. Kadınlar ve erkekler duygu ve düşünceleri ile bir bütündür. Duyguların kalıba konması kişisel gelişime zarar vermektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.