Bayanlar Neden Daha Çok Depresyona Giriyor

Çoğu insan bazen üzgün, huysuz veya bıkmış ve türevleri duyguları hisseder, ancak bazı insanlar bu duyguları uzun süre (haftalık, aylık hatta yıllarca) yoğun olarak yaşar. Bazen belirgin bir sebep bile yoktur.

Depresyon fiziksel ve zihinsel sağlığını etkileyen ciddi bir durumdur. Depresyon tedavi edilse bile sebep olan yaşamsal etkenler değiştirilmediği sürece depresyonun tekrarlaması ihtimali söz konusudur.

Kadınlarda depresyonun erkeklerinkinden iki kat daha yaygın olduğu araştırmalar sonucu ile bilinmektedir. Bu cinsiyet dağılımının nedenleri tamamen net olmamak ile birlikte kısmen biyolojik, kısmen psikolojik ve kısmen sosyokültürel nedenlerden kaynaklı olduğu düşünülmektedir.

  • Biyolojik açıklamalar

Genelde kadınlar depresyon gelişimi için erkeklere kıyasla daha güçlü bir genetik yatkınlığa sahiptirler.

Erkeklere kıyasla, kadınlar dalgalanan hormon seviyelerine daha çok maruz kalmaktadır. Uzmanlar, bu hormonal değişimlerin bazı kadınlarda depresyonun tetikleyicisi olabileceğini ve adet öncesi ruh hali değişiklikleri geçiren kadınların, önemli hormonal dalgalanmalara maruz kalmalarından kaynaklı depresyona karşı daha savunmasız olabileceğini düşünüyorlar.

Depresyon her an yaşamımıza girebilecek bir olgu, ancak kadınlar doğurganlık dönemlerinde özellikle savunmasız görünmektedir. Ruhsal dalgalanmalara maruz kalmaktadır. Kadınlar gebelik sırasında ve doğumdan kısa bir süre sonra depresyon açısından en yüksek risk grubundadır. Yeni yapılan bir araştırmada, kadınların yüzde 25’inde gebelik ya da doğum sonrası dönemde depresyon görüldüğü belirtildi.

  • Psikolojik açıklamalar

Kadınlar erkeklere oranla sorunlara daha açıktır; diğer bir deyişle, olumsuz şeyleri daha çok düşünmeye eğilimlidirler; bu zamanla çok iyi bir özellik olsa da kadınları depresyona yatkın hale getirebilirler. Buna karşılık, erkekler zor zamanlara, stoacılık, öfke veya maddelerin kötüye kullanımı ile tepki gösterme eğilimindedir.

Kadınlar genellikle ilişkide yıpranan kendini feda eden taraf olur. Bu durumda ilişki sorunlarının onları daha fazla etkilemesi muhtemel ve bu nedenle depresyon gelişme olasılıkları daha yüksektir.

  • Sosyokültürel açıklamalar

Kadınlar erkeklerden daha fazla sorumluluk altına girer. Sadece erkekler gibi çalışmak zorunda kalmakla kalmaz, aynı zamanda bir ev bakımı, çocuk yetiştirme, daha yaşlı akrabaları önemseme ve bütün cinsiyetçiliği üstlenme gibi zorluklarla karşı karşıya kalmaları beklenir! Ve bir yerde tükenir. Depresyon bu aşamada kaçınılmaz sondur.

Avrupa’ da depresyon üzerine yapılan araştırmada Alman araştırmacılar modern yaşam faktörünü suçlamışlardır. Araştırma sorumluluğunu üstlenen Profesöre göre, bir aileye sahip olmakla ve bir kariyer peşinde koşmaya çalışmanın baskısı ile yaşayan kadınların , “muazzam bir yük” ile yaşadığını söylüyor.

Eğitim düzeyi düşüklüğü, genel kültür eksiklikleri sosyo-ekonomik değişenlerden biri olarak insan psikolojisini etkilemektedir. Bu alanda eksiği olan kadınlarda depresyon görülebilir.

Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşar. Aşırı yaşlılık sıklıkla; ölüm, yalnızlık, zayıf fiziksel sağlık ve kırılmışlık gibi duygular hissetmeye sebep oluyor bu da depresyon zeminini hazırlıyor.

Kadınlara depresyon tanısı konması daha olasıdır. Bir doktora danışmak ve doktorlarla duygularını tartışmak kadınlar için daha kolaydır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.